31 Mart 2008 Pazartesi

SEVGİ VE EVLİLİK

SEVGİ VE EVLİLİK

Sevgiyi de sınıflandırabiliriz sanırım. Hele ki bu kadın ve erkek arasında ki sevgi olursa, bir de bu sevgi evlilikle sonuçlanırsa...

Bağımlı sevgi, bağımsız sevgi ve karşılıklı bağımlılık...

Bu sevgileri evlilik olarak düşündüğümüzde, bağımlı evlilik, bağımsız evlilik ve karşılıklı bağımlılık olarak üç ayrı gurupta topladığımızda, günümüzde olan evliliklerle örnekleyebiliriz, biz hangi gurup evliliğe giriyoruz, ya da hangi evlilik bizim yapımıza uyuyor karar verebiliriz.

En yaygın olan sevgi, bağımlılık üzerine kurulan evliliklerde kendini gösterir. Kadın erkeğe sıkı sıkıya bağlıdır, bağımlıdır. Erkek ise her ne kadar bağımsızmış gibi görünsede o da karısına bağımlıdır. Her ikis de karşılıklı çıkara dayalı bir evlilik yaşamakta, birbirlerine hükmetmekte, birbirlerine sahip olduklarını, hatta birbirlerini birer eşyaymış gibi görmektedirler. Çocuklar sahiplenilir, benim senin tartışmasına bile girilir.

Kadın kocasının izni olmadan bir yere gidemez, yeni birşey alamaz, alsa da kendince geçerli nedenler bulacaktır. Koca bağımsız davranamaz, her ne kadar kendini evin reisi olarak görse de o da karısının baskısı, tehditleri ve kaprisleri altında kalacaktır.

Genel geçerli evliliklerin büyük bir çoğunluğunu bu guruba giren birliktelikler oluşturur.

Bağımsız sevgi ise en az bağımlı sevgi kadar tehlikelidir. Bu günümüzde çok az rastlanan türden bir birlikteliktir. Oran olarak bağımlı sevginin tam tersi durumundadır. Bu evliliğin temelinde de mutsuzluk vardır, çünkü her iki tarafta çatışma hali içerisindedir. Ortak noktayı bulmak çok zordur. Kimse kimsenin kararına uymak istemez. Aşırı özgürlükçü bir sevgidir, neredeyse kayıtsızlık hakimdir. Diğerinin yaptığı herhangi bir eylem ya da davranış, üzerinde yorum yapmaz, müdahale etmez, fark etmez bir tavır takınılmaktadır. Bir birlerini kendi alanlarının içinde terk ederler, yokmuş gibi davranırlar. Kimse kimseye ödün vermeye yanaşmaz. Aşırı bağımsız oldukları için ilişkileri yüzeyseldir. Bu tür birliktelikler daha çok sanatçılar, düşünürler, şairler ve bilim adamları gibi meslek gurupları ile uğraşan kimselerde görülür, bu gibi insanlarla bir arada olmak imkansız gibidir.

Karşılıklı bağımlılıkda ise; uyum söz konusudur. Bu birliktelik gerçekleştiğinde her iki tarafda kendini cennette hisseder. Ama bu birliktelik oldukça ender görülür. Sanki birbirleri için nefes alıyorlarmış gibidir. Son derce mutlu ve huzur içerisindedirler. En önemlisi iki bedende ki tek ruhturlar. Bu gerçek sevginin yaşandığı bir evliliktir.

Bağımlı ve bağımsız sevgide bunu görmek imkansızdır. Bağımlı ve bağımsız evlilik sadece çıkara dayalı bir anlaşmadır, her bakımdan sağlanan bir anlaşma, sosyal, psikolojik, biyolojik...

Karşılıklı bağımlılıkta sadece ruhsal bir beraberlik söz konusudur. Biz diyebilmek belki de, benden önce senin için diyebilmek, çıkar gözetmeksizin, korkmadan, cesurca paylaşarak...

Evlilik toplumca kabul gören bir kurum olduğuna göre, büyük bir çoğunluğun eninde sonunda en az bir kez yaşayacağı bu birliktelikte, örnek olan ruhsal beraberliği yakalayabilmek, herkes için tek dileğim.


YENER BALTA
12 TEMMUZ 2006

Hiç yorum yok: