2 Ekim 2007 Salı

FARKINDALIĞIN FARKINDA MIYIZ?

FARKINDALIĞIN FARKINDA MIYIZ?

Hepimizde bir bilinçsizlik hakim. Hepimiz sefil durumdayız çünkü ne yaptığımızın, ne hissettiğimizin, ne düşündüğümüzün farkına varamıyoruz. Kendimizin farkında olmadığımız için de her an kendimizle ve çevremizle çatışma halindeyiz. Eylemlerimiz bir yöne giderken, düşüncelerimiz bir yöne, hislerimiz ise bambaşka bir yöne gidiyor. Uyum içerisinde bir bütün olamıyoruz. Sürekli bölünüyor ve sürekli parçalar haline ayrılıyoruz.

En büyük sefaletimiz bu olsa gerek. Bütünlüğümüzü ve birlikteliğimizi yitiriyoruz. Yaşadığımız hayatta farkına varamadığımız sürece yaşantımız perişan bir hal alıyor, trajik oluyor, taşınması gün geçtikçe ağırlaşan bir yük halini alıyor. Istırap dolu günler yaşıyoruz. Bu ıstırabı azaltmak için de farklı çıkışlar yollar arıyoruz. Ama çözümün kendimizde olduğunun farkına varmadan, kendimizi daha da çıkmaza sokarak çözümler arıyoruz.

“Ben sana bir ahlak dersi vermiyorum. Bu doğru, bu yanlış, bu ahlaklı, bu ahlaklı değil” demiyorum. Bunların hepsi çocukçadır.
Ben sana çok basit bir kriter veriyorum: “FARKINDALIK” *

Eğer farkındayken bir şeyi yapıyorsak her ne ise doğru yapıyoruzdur. Farkında olarak yanlış bir şey yapmak imkansız gibidir.

Eğer farkındalık olmadan bir eylemde bulunuyorsak o sadece bir gösteriş ya da iki yüzlülüktür, başka birşey değil. O tür davranışlar bizi doğallıktan uzaklaştırır, yapmacık hale getirir. İnsanı özgür kılmaz, tutsak eder.

İlk adımı kendi bedenimizi izleyerek atabiliriz. Her hareketimize, her mimiğe dikkat kesildiğimizde, önceden yaptığımız çoğu şeyi yapmamamaya başlarız. Tüm bedenimizde bir rahatlama, bir gevşeme ve huzur hissederiz.

İkinci adım da düşüncelerimiz olmalıdır. Düşüncelerimiz bedenimizden daha zor fark edilir ve daha tehlikelidir. Zihnimizde ki tüm düşünceler iyi ya da kötü bizi etkiler, hayatımız olarak bizle var olur.

Bedenimiz ve zihnimiz huzurlu olduğunda her ikisinin bir bütün olduğunu, birbirleriyle uyum içerisinde olduklarını farkederiz.
Üçüncü adım ise, duygularımız, hislerimiz ve ruh hallerimizin farkına varmaktır ve gittikçe daha da zorlaşmaktadır.

Bu üç adımın bütünlüğü ise tek bir olguda toplanır. Dördüncü adım olarak kendiliğinden ortaya çıkar. Herşeyin farkına varmış bir insan haline sokar, kişi kendi farkındalığının farkına varır. Sonsuz mutluluk bu dört adımın sonucunda gerçekleşir.

“Beden zevki bilir, zihin hoşnutluğu bilir, kalp coşkuyu bilir ve kişi sonsuz mutluluğu bilir. Sonsuz mutluluk amaçtır ve farkındalık da ona doğru giden yoldur.” *

* OSHO (Farkındalık, Türkçeye Çeviren: Amrit Sangeet, Ovvo Basım Yayın ve Tanıtım Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.)

Benden...
9 HAZİRAN 2006

Hiç yorum yok: